Atletler arasinda, özellikle sporcunun düsük kilolu olmasinin önem tasidigi dallarda, yeme bozukluklari gittikçe daha sik görülmeye basladi. Jimnastik, figür paten, senkronize yüzme gibi sporlarla ugrasan sporcularda ve atletlerde, basketbol, kayak ve voleybol dallarindaki sporculara göre daha sik yeme bozukluklari görüldügü yapilan çalismalarin sonuçlari arasindadir.
Yeme bozuklugu olan aletlerde, elektroit dengesizligi ve kalp düzensizligi gibi tibbi komlikasyonlar daha yogun görülebilir. Yogun fiziksel aktivitede bulunup vücutlarina ciddi sekilde yükleniyorlar. Yeme bozukluklari, onlarin kalp krizi sonucu ani ölüm riskini arttiriyor. Genellikle, sporculari, tedaviye ikna etmek çok zor, çünkü daha az kilo vücudun hizli ve kolay hareket etmesini sagladigi için bazi spor dallarinda daha az kilolu olmak sporcularin islerini kolaylastirabiliyor.
Koçlar ve egitimciler, kendilerini, bir sporcuda görülebilecek yeme bozuklugu isaretleri ve yeme bozukluklarinin tehlikeleri konusunda egitmelidir.
Yeme bozukluklari olan sporcular için psikolojik danismanlik servisi bulunmali ve sporcular buralardan yardim alabilmeleri için bilgilendirilmeli ve desteklenmelidirler.
Çocuklarini rekabete dayali spor dallarina yönelten anne ve babalarin özellikle baslangiçta çocuklarinin antrenmanlarina gidip, çalistiricinin yöntemlerini izlemeleri, çocugun diger çocuklarla olan iletisimini, kendi vücuduna ve diger çocuklarin vücuduna bakis açilarini yakindan takip etmeleri yararli olabilir.
Basari için asiri derecede baski uygulayan bir antranorü veya sporun rekabet ortamini her çocuk kaldiramayabilir; bu durumda çocugunuzdan o spor dalinda beklentiye girmeniz çocugu baski altinda hissettirebilir. Ayrica antronörün kendine zarar verme riskini ortadan kaldiracak saglikli bir çalisma rutinini çocuga ögretebilmesi ve yüreklendirici olmasi gerekir.
Antranör ve anne babalar yarismada kaçinci olurlarsa olsunlar çocugu övmeli ve onunla gurur duyduklarini belli etmeleri gereklidir. Çalistiricisi ve/veya ebeveynleri tarafindan kendisini baski altinda hisseden çocuk, kendisini kazanmak zorunda hissedebilir ve beklentileri karsilayamadigi duygusuna kapildigi an bedenine yönelebilir.